Arama

+
İngilizce Düşünme Teknikleri

İngilizce Düşünme Teknikleri

Anasayfa » İngilizce Düşünme Teknikleri
post_1 İngilizce Düşünme Teknikleri

Ana Dilinizde Düşünmeyin - İngilizce Düşünün!

Yabancı bir dilde daha iyi ve mantıklı karar almanın yolunun konuşulacak o dilde düşünmekten geçtiği pek çok araştırma ila kanıtlanmış bir gerçektir. Konuşulan dilde düşünmek, doğru karar alabilmenin yanı sıra o dilin daha hızlı öğrenilmesine ve konuşma sırasında zorluk yaşanmamasına imkan verir çünkü ana dilde düşünüp o fikri yabancı dile tercüme etmek için harcanan zaman ve çabayı ortadan kaldırır. Bu sebeple, zihninizin dilini değiştirmek, konuşmanızı da kolay hale getirecektir. Tıpkı bir radyo gibi: frekansı değiştirin ve yeni bir dilde konuşun!

İngilizce Düşünmeye Nasıl Başlarım?

Zihninizin frekansını nasıl değiştirirsiniz? Keşke gerçekten de radyoda olduğu gibi bir düğme olsa ve istediğimiz frekansı açabilsek. Ama üzülmeyin! Aşağıdaki ipuçlarını izleyin. Değişime inanamayacaksınız.

1. Basit kelimelerle düşünün
Zihniniz meşgul değilken, günde 1-2 defa basit kelimelerle düşünmeye başlayın. Kapıyı açarken kapı, kapının rengi, malzemesi gibi basit kelimeler zihninizde canlansın örneğin.

Bu egzersize yeni başladığınızda İngilizce düşünmeyi bile hatırlamak size zor gelebilir. Telefonunuza koyacağınız hatırlatmalar (ekran arka planları, şifrelerde sizin anlayacağınız notlar) ingilizce düşünmeyi hatırladığınız her sefer için kendinize vereceğiniz puanlar miktarında ödüller, evde çeşitli yerlere koyacağınız hatırlatma notları gibi yardımcılar gün içinde sürekli peşinizde olacaktır.

2. Gününüzü yazıya dökün
Gün içinde yaşadıklarınızı yazıya dökmek, İngilizce düşünmenizi kolaylaştıracak bir diğer egzersizdir. Örneğin “It's late at night. She gets in the house and throws th keys to the kitchen counter right next to the entrance.Then she turns on the kettle even before taking off the shoes” gibi 3. ağızdan yazabileceğiniz gibi 1.şahıs ağzıyla da kendinizi anlatabilirsiniz. 3.ağızdan yazmak bir film fragmanına benzeyeceği için kesinlikle çok daha eğlenceli olacaktır!

3. İki-üç kişilik sohbetler yazın
Gün içinde yalnız kaldığınız müsait bir anınızda sanki bir arkadaş sohbetindeymiş gibi bir sahne yaratıp karakterlerinizi konuşturabilirsiniz.

Diyelim bir yemektesiniz, veya bir iş görüşmesinde, veya kendi kendinize ingilizce öğretiyorsunuz ve o günkü dersin konusu da şehrinizdeki hava durumunun tasfiri.

Şöyle bir konuşma kurgulanabilir:

Öğretmen: “well, welcome again. What a rainy day ,ha? İs it always like this in Ankara?”

Siz: “Hello sir.Yeahi it is raining cats and dogs out there. It is always like this at this time of year. Remember to take your umbrella with you tomorrow!”

Konuşma siz ne yöne isterseniz oraya doğru ilerleyebilir. Tüm bu replikler zihninizde gerçekleştiği için konuya odaklanmaya çalışın. Ne de olsa kimse sizi duymuyor ve dil bilgisi hatalarınız için size not vermiyor. Özgür olun!

4. Yaratıcı olun!
Anlatmak istediğiniz şeyin İngilizcesini bilmediğinizi farkettiğiniz an yaratıcılık yelkenlerini açın. Diyelim işe giderken arabada zihninizde bir sohbet başlattınız. Öyle bir an geldi ki muhakkak söylemeniz gereken bir şey var ancak uygun kelimeyi bulamıyorsunuz. Unutmayın, trafiktesiniz ve sözlük karıştıramazsınız. Yelkenler fora! Anlatmak istediğiniz şeyi tarif etmeye başlayın. Saçmalamakta sınırsızsınız .

Diyelim ki zihninizdeki sohbette iş yerinin çay ocağındasınız ancak porselen kupanız kaybolduğu için çay alamıyorsunuz. Görevli geliyor ve ne aradığınızı soruyor.Yaratıcı olun: “I can't drink tea because I don't have anything to pour that in. My glass made of earth is not here.”

Aklınıza gelmeyen kelimeleri hatırlamak için o kelimenin,

-tersini

-benzerini

-bulunduğu yeri

-yapıldığı zamanı

-yapıldığı malzemeyi düşünmek faydalı olacaktır.