Arama

+
İngilizce İletişim Becerini Geliştirmenin 6 Yolu

İngilizce İletişim Becerini Geliştirmenin 6 Yolu

Anasayfa » İngilizce İletişim Becerini Geliştirmenin 6 Yolu
post_1 İngilizce İletişim Becerini Geliştirmenin 6 Yolu

“Words don’t come easy” Siz sayısız kelimeyi ezbere biliyor olabilirsiniz. Bütün gramer konularını eksiksiz biliyor olabilirsiniz. Fakat kendinizi ifade etmek isterken doğru yolu bulamıyorsunuzdur. Onlardan farklı olarak bu olayın arkasından pek çok farklı neden vardır. Bu makalede siz konuşmaya çalışırken karşılaştığınız zorlukların üstesinden gelebilmeniz için birkaç ipucu vermek istiyorum.

1. Konuşma Hızını Yavaşlat

Ana dilde konuşurken siz çok hızlı bir konuşan olabilirsiniz. Fakat siz yabancı dilde konuşuyorken aynı standartlarda konuşmayı beklemeniz pek gerçekçi değildir. Özellikle siz basit düzeylerdeyseniz, öğrenenler genellikle hata yapmaktan korkarlar. Buna rağmen, siz dinleyicilerinizi etkilemek istiyorsanız, sizin hatalarınız hakkında konuşulması önemlidir. Bu zorluğun üzerinden gelebilmek için siz, konuşma hızınızı yavaşlatmayı denemelisiniz. Eğer siz daha yavaş ve açık konuşursanız herkes sizi anlayabilir. Büyük konuşmacılar mesajlarını karşıya iletmek için aynı yolu denerler. Söylediğiniz kelimeleri dikkatli bir şekilde seçmeniz sizin dinleyicinize saygı gösterdiğinizin bir işareti olabilir. Bu sizin onlara en iyi cevabı vermek istediğinizi gösterir.

2. Kendinize Düşünmek İçin Zaman Verin

Siz insanlarla konuşuyorken çok sabırsız olabilir ve söylemek istediğiniz şeyi hemen söylemek istiyor olabilirsiniz. Ama bu sizi endişeye sokar. İlk olarak o sizin düşünmeden hızlı bir şekilde konuşmanız durumunda verdiğiniz cevaplar doğru olmayabilir. Bu yüzden sakinleşin. Sessiz kalmayı bir seçenek görmek yerine sizin kullanabileceğiniz kalıplaşmış ifadeler size büyük bir yardımcı olabilir. Örnek olarak, sen bilirsin düşünmeme izin ver aslında gibi ifadeler kullanabilirsiniz. Bunlar sayesinde konuşmacı soruya cevap verirken daha fazla zamana sahip olup düşünebilecek. Eğer sizde aynısını yaparsanız siz daha akıcı konuşabilir ve siz hazır olmadan önce söyleyeceğiniz şeylerin baskısını hissetmezsiniz. Kalıplaşmış ifadelerin kelimeleri her zaman kesin bir sıradadır. Bu kalıplaşmış ifadeler atasözleri, deyimler ve zaman ifadeleri olabilir. During the day In the meantime It’s been a long time since Sorry to bother/trouble you, but… Would you mind if…? Oh, come on! I’m just kidding For what it’s worth,… To be right/wrong about Tit for tat/an eye for an eye/a tooth for a tooth

3. Sadece Kelime Değil Cümle Öğrenin

Bu yöntem sizin üzerinizdeki baskıyı azaltır. Bu yöntem de siz yeni bir kelime öğrendiğinizde o kelimeyi içeren birkaç cümle ezberlemeye çalışın. Maalesef pek çok insan kelimeleri sadece ezberler. Onların nasıl kullanıldığıyla ilgili hiçbir fikirleri yoktur. Bu yüzden onlar konuşuyorken kendilerini büyük bir baskı altında hissederler. Gramatik olarak bir cümlenin doğru olup olmadığı hakkında endişelenmemek size büyük bir rahatlama sunar. Birkaç tane örneği inceleyelim. To appreciate = to recognize the value of something/somebody I think it’s necessary to feel appreciated in a relationship/ at work. I appreciate all you hard work. Isn’t it much more useful to memorize ‘appreciate’ this way?

4. Dinlemeyi Öğrenin

Siz yabancı dil konuşuyorken konuştuğunuz şeye ve konuştuğunuzun doğru olup olmadığına o kadar çok odaklanıyorsunuz ki bu sizin diğerlerinin ne söylediğini unutmanıza neden olabilir. Bu büyük bir hatadır çünkü onlar size daha sonra kullanabileceğiniz bazı kelimeleri ve gramerleri söylüyor olabilirler. Bu yüzden çevrenizde konuşulan şeylere dikkat edin. Bu birisiyle konuşuyorken en önemli kaynağınızdır.

5. Konuşma Pratiği Yapın

Siz konuşmanın iki yönlü olduğunu unutmamalısınız. Karşı tarafa soru sormazsanız veya onun konuştuğu şeylere ilgi göstermezseniz siz kaba görünüyor olabilirsiniz. Bu yüzden karşı tarafla konuşmalarınızda kullandığınız ifadelere dikkat edin. Ayrıca söyleyeceğiniz şey bittiğinde diğerleri sizin yerinize ekleyebilir. What are your views on that? How about you? What do you think? Why do you think there’s so much violence on TV? Bu gibi sorular konuşmanın devam etmesini sağlar ve sizin diğer insanın fikrine de önem verdiğinizin göstergesidir. Bu sizin dinlenmeniz için bir zaman dilimi olabilir. Sorular bazen zor olabilir bu yüzden doğru soru sormayı öğrenmek için kendinize yeterli zamanı verin.

6. Üretim, Üretim, Üretim

Bu makalenin başında söylediğim gibi siz dil hakkında çok şey biliyor olabilirsiniz fakat bu bilgi bir şekilde aktif edilmesi gereken pasif bir haldedir. Sizin amacınız İngilizceyi doğru bir şekilde üretebilmek olduğu için öğrenmek ve kendinizi geliştirmek için en iyi yol şüphesiz ki pratiktir. Yazma üretimin bir yoludur. Bu siz konuşuyorken size İngilizcenin nasıl kullanıldığıyla ilgili farklı yollara alışmanızı sağlar. Bir diğer yandan konuşma daha anlık bir süreçtir ve sizi hiçbir şey pratik yapmaktan daha fazla konuşmaya hazırlayamaz. Bu yüzden siz skype üzerinden veya diğer sosyal medyadaki araçları kullanarak kendinizin pratik yapabileceğiniz birilerini bulabilirsiniz. Ben bunun mükemmel bir deneyim olacağı fikrindeyim. Umarım siz bu yararlı ipuçlarını kullanırsınız. Eğer açık olmayan bir şeyler varsa soru sormaktan çekinmeyin. Soru sormanın ne kadar önemli olduğunu hatırlayın. Biz size yardım etmek için buradayız.