Arama

+
İngilizce Düşünmek Nedir?

İngilizce Düşünmek Nedir?

Anasayfa » İngilizce Düşünmek Nedir?
post_1 İngilizce Düşünmek Nedir?

Hepimiz kendi ana dilimizde akıcı olarak konuşabilmekteyiz. Konuşmalarımız anlık olarak şekillenir. Bir şeyler anlatmak istediğimizde birbirini takip eden herhangi bir süreç izlemez, bu tarz süreç adımlarını düşünmeyiz bile.

İnsanın ana dilindeki konuşma sürecini bir akış şeması ile ifade etmesi istense sıralama muhtemelen aşağıdaki gibi olacaktır.

Ana dilde düşünme ------------> Konuşma

Bu akıştan da anlaşılabileceği üzere düşünme ve konuşma, yaklaşık 600 milisaniye ile birbirini takip eden iki ayrı süreçtir. Şimdi işin konumuzla ilgili noktasına gelelim:
Düşünme sürecinden hemen önceki bir bağlantıyı göz ardı ettiğimiz gerçeği. Daha düşünmeden bile önce beynimizde olan bitenler.

Tabii ki düşünme başlar ve diğer her şey onu takip eder. Ancak dil getirilemeyen başka kavramsal bir an yaşanmaktadır. Beyninizde düşünmeye başlamadan bile önce duyumsadığımız bir histir bu. Açıklaması zor olsa da bu soyut kavramı şöyle tarif etmeyi deneyebiliriz.

Diyelim ki bir sabah uyandınız ve kendinizi hiç iyi hissetmiyorsunuz. Boğazınız ağrıyor, burnunuz tıkalı ve ateşiniz var. Şimdi şuna odaklanmaya ve hissetmeye çalışın. Daha hasta olduğunuzu farketmeden önce, işi arayıp hasta olduğunuz için gelemeyeceğinizi söyleme gereği duyduğunuz bir anın soyut bir tasarımı zihninizde yer almıyor mu? Uyandığınızda henüz kelimelere dökmediğiniz ancak orada olduğunu bildiğiniz bir his?

Bu size biraz delilik gibi gelebilir ancak beynimizdeki her düşüne soyut bir kavram ile ortaya çıkar. Düşüncelerimiz, planlarımız, günlük aktivitelerimiz. Düşünceye ve hatta kelimelere dökülme potansiyeli taşıyarak beynimizde süzülen hisler bulutu.

Hadi konuşma akış şemasını şimdi yeniden çizelim.

Soyut Kavram-----> Anadilde düşünme -----------> Konuşma

Artık ana dli İngilizce olmayanların bu dili konuşurken yaptıkları en büyük hatayı rahatlıkla görebiliriz:

Ana dilde düşünme----->TERCÜME ETME----->İngilizce Düşünme----->İngilizce Konuşma

İleri seviyede İngilizce konuşabilenler de dahil olmak üzere pek çok kişi tercüme aşamasının kaçınılmaz olduğu fikrindedir. Okulda bize ikinci dil olarak öğretilmekte, ana dilden direkt çeviri yaparak kelime ezberletilmekte ve hatta dilden dile karşılık veren sözlükler kullanılmaktadır. Filmler, kullanım kılavuzları. Çevirisi yapılan her metin tercümenin kaçınılmaz olduğuna bizi ikna eden kanıtlar gibi algılanmaktadır.

Peki tercüme sürecini bir şekilde atlayabilseydiniz, konuşma hızınız bir anda artmaz mıydı? İlk akış şemamız 2 aşamalıyken son akış şemamızın 4 aşamalı olduğuna dikkatinizi çekmek isterim.

Tercüme aşaması kouşmanızda sizi çekingen, tutuk, kendine güvensiz bir hale sokarak kelimelerin ağzınızdan dökülmesine engel olur.

Tüm bunları anladık. Peki nasıl akıcı konuşurum ?

 

Ana Dilinizde düşünmekten vazgeçin!

 

Aşamalar arasındaki tercüme bağlantısını kesin. Konuşma şeması şu şekle dönüşsün.

→ Ana dilde Düşünme

Soyut Kavram → İngilizce Düşünme → Konuşma

→ Başka Dilde Düşünme

Öncelikle akla gelen soyut kavramın konuşulacak dildeki düşünceye dönüşmesi gerekmektedir. Beynimize bunu öğretebilmek için şöyle bir yol izlenebilir: Örneğin fil kelimesinin ingilizcesini düşünmek yerine zihnimizde fil görüntüsünü getirmek ve bu görüntünün ingilizce karşılığı olan elephant kelimesinin düşüncemizde canlanmasına yardımcı olmak. Bu yöntemi soyut ve somut her bir kavram için uygulamak ana dilinizi öğrenirken de farkında olmadan uyguladığımız yöntemdir. Neden 2., hatta 3. dil öğrenirken de tekrarlamayalım?

İşi beyninize bırakın! O bağlantı kurmak konusunda sizden zeki çünkü tercümeye ihtiyaç duymuyor!